Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Yazdır

Yayınlanan:

Yenilikçilikte spordan bir çıkarım; Muhammed Ali

Tüm zamanların en iyi boksörü olarak kabul edilen Muhammed Ali, kariyeri boyunca yaptığı maçların sadece 5 tanesini kaybetmiştir. Ancak onu önemli kılan, Yaşam tarzı ve inançlarına olan sadakati ile bugün bile yenilikçi insanlar bir idol ve ilham kaynağı olmuştur

Mükemmel!

Ben bir spor adamı değilim. Ama her türlü sporu severim. Bu sporlardan boks, oldukça acımasız ve oldukça kanlı olabilir. Şu var ki; Spor dünyasında hiç bir boksör (Sylvester Stallone’nin oynadığı gibi)  Muhammed Ali ‘den daha fazla dikkati üzerine çekemedi.

Gençlik yıllarımda gece yarısı kalkıp (sahur gibi) siyah beyaz televizyon ekranlarında uykulu gözlerle izlediğimi hatırlıyorum. O sadece benim ve Türk halkının değil  tüm dünyanın övgüsünü aldı. Burada  sadece Muhammed Ali’yi burada anmak ve övmek istemiyorum. Onun spora ve yaşadığımız dünyaya katkılarından bahsetmek istiyorum. Bugün yenilikçiliğin ne olduğu ve gelecekte neler olacak ilgili sorularının estiği rüzgarında, onun yenilikçilikte neler barındırdığını iddia edeceğim. Bu yazım, onun sembolik yaşamının içinden, günümüz yenilikçiliğe dair bazı çıkarımlardan ibaret olacak.

Rüyanızı gerçekleştİrmenin en iyi yolu uyanmaktır. Muhammed Ali

Düşünün:

  • O ırk ayrımcılığın yoğun yaşandığı dönemde  Kentucky’ bir Afro-Amerikalı olark doğdu ve 12 yaşında boksör oldu.
  • Vietnam savaşını reddetti. Kendi hayranlarının yoğun öfkesini aldı.
  • Malcolm X’in etkisi altında müslüman oldu.
  • Sert bir dönem ve sporda ağır kavgalarında O bir  “kelebek gibi uçtu”
  • Onun güçlü yumrukları vardı. Ringteki stiliyle rakiplerini adeta uyuşturur ve yere zımbalardı.
  • En ağır yayın savaşçıydı. Basında başkalarını kullanmadı, her şey kendi düzenledi.
  • Bir ömür boyu süren yaşam mücadelesinde, çevresine yardım eden ve eylemleriyle her zaman sevilen bir figür oldu.

Burada Muhammed Ali’nin biyografisini vermiyorum. O, alışagelmiş düşünce ve eylemeleri aşarak farklı yol seçti. Bir sporcu olarak belki boks tekniklerinde mükemmel değildi ancak insanlar üzerinde unutulmayacak önemli etkiler yarattı.

Özellikle Malcolm X’in yarattığı rüzgarla Müslümanlığı seçti ve bu yüzden yaşamında bir çok problemler yaşadı. Aktivist kişiliği ile genç insanlar tarafından sevildi ancak bir çok  insanlar tarafından reddedildi. Ancak dünyada  çok büyük hayran kitlesi de oldu. Onun gösterişli ve açık sözlü davranışları , (Afro-Amerikanlar üzerinde toplumunun baskısının çok oldu zamanlar) geleneklere karşı çıktı. Bu yanıyla, Muhammed Ali tüm özellikleriyle yenilikçilikleri karşılaşacağı zorlukların potansiyel sonuçlarını tümünü göstermektedir.

O sık sık kendini tüm alanlarında iyileştirerek ve diğer insanlarında (sonunda) iyileştirilme yolunu da yarattı. O ,kararlarıyla ( sık sık kongre karşı -çoğu yanlış anlaşılmalarla ) sevilmeyen adam da oldu.  Bir çok insan,  onun bu amaçlarını şüpheli bulduğu dönemlerde, onun her zaman kendine güveni vardı. Vietnam savaşı hakkında verdiği kararla, o dönemin başkanın kararıyla birkaç yıl yaptığı spordan men edildi.

Bu güçlü adam, boksör sporunu sadece erkekler değil kadınlar da sevdirdi. Bu sporu eğlenceli hale getirerek, tüm dünya kamuoyu ile etkileşime geçmede yepyeni yollar yarattı.  Yaşam üzerine bir çok sözü vardır. Sadece kendine bir yol değil, insanları da yollar açtı ve bunu gösterdi. İnsanlara dünyayı değiştirme gücünü gösterdiği için, bizler ona borçluyuz

O,  hem Afro-Amerikalı hem de bir Müslüman olarak yaşadığı toplumda horlanmasına rağmen, kendi inançlarına her zaman sadık kaldı. Yaşamındaki tüm eylemlerinde de kendi inancının sevgilisi oldu. Bu günümüzdeki bir çok  yenilikçiler deneyimi örnek değil midir? Bugün yenilikçi olarak göreceğimiz  (Bill Gates ve Google vb) insanlar teknoloji laboratuvarında şöhret oluşturmuş ve  daha kısa zamanda zenginliğe varmış olabilirler. Muhammed Ali, tehlikeli bir spor yaparken, halkın gözünde yaptığı spor tekniği, yaşam tarzı , direnişleri ve  hiçbir zaman değişmeyen inancıyla bugün bile yenilikçilik kavramında incelenecek figürdür..

Onun yenilikteki yaşam tarzı, bugün bile yeni ürün geliştirme , iş deneyimleri ,yaşam tarzları ve düşünme yolları oluşturma hakkında olduğunun kanıtıdır.

Son sözlerinden..

İnsanlar bugünlerde çok yavaş konuştuğumu söylüyor. Bu sürpriz değil. Hesapladım, tam 29.000 yumruk darbesi aldım, fakat bunun karşılığında 57 milyon dolar kazandım. Ve bunun yarısını biriktirdim. Yani ben birkaç sert darbe aldım. Karşılığında para kazanmadan silah ve bıçakla her yıl kaç siyahi insan öldürülüyor farkında mısnız? Yavaş konuşabilirim, ama aklım yerinde…

 

MUHAMMED ALİ KİMDİR ?

Muhammed Ali, önceki adı: Cassius Marcellus Clay Jr. (17 Ocak 1942; Louisville, Kentucky – 3 Haziran 2016; Phoenix, Arizona), Amerikalı Müslüman profesyonel boksörDÜR. Tüm zamanların en iyi boksörü olarak kabul edilen Muhammed Ali, kariyeri boyunca yaptığı maçların yalnızca 5 tanesini kaybetmiştir.

Hayatı

Müslüman olmadan önceki ismi Cassius Marcellus Clay Jr. olan Muhammed Ali, 17 Ocak 1942’de Kentucky Louisville’de doğdu. Afro-Amerikan ve İrlanda kökenlidir. 12 yaşındayken boksla tanıştı ve kısa zaman içinde National AAU ve Altın Eldiven Şampiyonası’nda amatör kayıtlara girdi. Yine 1960’ta Roma’da ağır hafif siklette altın madalya alarak profesyonel lige döndü. 18 yaşındayken katıldığı Roma Olimpiyatları’nda altın madalya aldıktan sonra ünü giderek artmaya başladı.

1964 yılında 22 yaşındayken, S. Liston’u yenip Dünya Şampiyonu oldu. Bu zaferden sonra dinini değiştirdiğini ve İslam’a geçtiğini açıkladı. Muhammed Ali ismini aldı ve çok sevdiği boks’a 1967’den 1970’e kadar ara vermek zorunda kaldı. “Vietnamlılar bana hiçbir kötülük yapmadılar ki onlarla savaşayım.” diyerek Vietnam Savaşı’na gitmediği için 5 yıl hapis ve 10 bin dolar para cezasına çarptırıldı. Lisansı ve pasaportu elinden alınınca dava süresince maddi sıkıntılar yaşadı ve iflas ettiğini açıkladı. Ailesinin yardımı ve üniversitelerde para karşılığı yaptığı konuşmalarla geçimini sağladı. 1970’te temyiz davasını kazanıp tekrar boksa döndü. 1971’de Joe Frazier ile ‘Asrın maçı’na çıktı ve profesyonel boks kariyerinde ilk defa kaybetti. Uzmanlar üç buçuk sene aradan sonra sadece 2 maç yapan Muhammed Ali’nin bu kadar zor bir maça hazır olmadığı görüşünde hemfikirdi. Fakat o en kısa zamanda tekrar şampiyon olmak istiyordu. Ardından çenesinin kırıldığı maçta Ken Norton’a sayı ile yenilince, kendi ve yakınları dışında birçok kişi kariyerinin bittiğini sandı. Fakat o azmedip art arda unvan için rakip olan boksörleri bir bir yendi. Ken Norton’i yenip rövanşı aldı.

1973’te Joe Frazier ile unvan maçı için anlaştı. Arada sadece Joe Frazier-George Foreman maçı kalmıştı. Frazier sürpriz bir şekilde iki raund’da nakavt oldu. Ali böylece önce Fraizer ile maç yapıp arkasından da Foreman’la maç ayarladı ve iki maçı da nakavt’la kazandı. Böylece hem kaybettiği unvanını alacak hem de daha bitmediğini gösterecekti. 1974’te Foreman’ın bahisçilerde 7’ye 1 favori olduğu maçta rakibini hiç beklenmedik bir taktik ile sekizinci raundda nakavt edip hak ettiği unvanı Floyd Patterson’den sonra tekrar elde eden ikinci boksör oldu. 1978’de L. Spinks’e yenilip ardından aynı yıl rakibini yenince Dünya Şampiyonluğunu 3 kez elde eden ilk boksör oldu. O zamanlar sadece 2 Dünya Boks Federasyonu olması değerini daha da farklı kılıyordu. 2008 yılı itibarı ile 8 Dünya Boks Federasyonu bulunuyordu. Muhammad Ali’nin etkin döneminde en iyi boksörler, unvanı elde edebilmek için, mutlaka karşı karşıya gelirlerdi. George Foreman’in 1994 yılında 20 sene aradan sonra tekrar Dünya Şampiyonu olması ve unvanını çok kez savunması, o dönemin boksunun birçok ülkede neden “Altın 70’li yıllar” diye anıldığını bize anlatıyor.

1978’de boksu Şampiyon olarak bıraktı. Sonra 1984’te Parkinson hastalığına yakalanmasına rağmen bunu gizleyip büyük para karşılığı iki maç daha yapıp kaybetti. İkisi de o vaktin veya sonrasının Dünya Şampiyonları idi. (eski sparring partneri Larry Holmes ve Trevor Berbick). Profesyonel döneminde sadece 5 kez yenilen, Olimpiyat ve Dünya Şampiyonu olan Muhammed Ali, 36 yaşına kadar bütün şampiyonlar için tek isim olmayı başardı ve 37’si nakavt olmak üzere 56 maç kazandı.

Ona sadece bir boksör olarak bakmamak gerekir. Çünkü o gücüyle olduğu kadar kişiliğiyle de hep daha iyisini yapmaya çalışmıştır. 1960 Roma Olimpiyatları’ndan döndükten iki gün sonra bir lokantada sadece beyazlara servis yapıldığını öğrenince, altın madalyasını Ohio Nehri’ne atmıştır. 1996 Atlanta Olimpiyatları’nda bu madalyanın yerine başka bir altın madalya kendisine verilmiştir.

Din olarak İslamiyet’i seçmiştir ve Vietnam Savaşı’na gitmemiştir. Bu durumu şöyle dile getirmiştir: “Benim onlarla sorunum yok.” (I’I ain’t got no quarrel with them Vietcong’). Bu nedenle unvanlarına el konuldu ve bokstan uzaklaştırıldı. Fakat o yılmadı. Bu süre içerisinde üniversiteleri dolaşarak İslamiyet’i anlattı. Malcolm X ile yakın ilişkileri oldu. Verimli işlerle uğraştı.

Bokstan sonraki yaşamı

Eşi Lonnie Ali ile beraber, Başkan George W. Bush, Beyaz Saray’daki törende, 9 Kasım 2005 tarihinde Başkanlık Özgürlük Madalyasını sunduktan sonra Muhammed Ali’ye sarılırken.
1984 yılında, Muhammed Ali Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Ronald Reagan’ın yeniden seçilebilmesi için kendisine destek verdiğini açıkladı.[4]

İnceleme genel bakış

Özet

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.